Anasayfa / Günün Haberleri / Ahmet Türk ve çerçeve yasa detayı

Ahmet Türk ve çerçeve yasa detayı


Türkiye’de hakkında kesinleşmiş hapis kararı olan ve sekiz yılı aşkın süredir Fransa‘da siyasi sığınmacı statüsüyle yaşayan 32 yaşındaki Jülide Yazıcı, Arnavutluk’ta tutuklandı. Tiran Rinas Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında Türkiye’nin uluslararası iade talebi ve Interpol arama kaydı doğrultusunda gözaltına alınan Yazıcı, çıkarıldığı mahkemenin kararıyla cezaevine gönderildi.

Türkiye’ye iadesine ilişkin hukuki süreç resmen başlatılırken, olayın merkezinde yer alan Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk ile olan dava arkadaşlığı ve Meclis’ten geçen yeni “çerçeve yasa” ekseninde “Şimdi ne olacak?” sorusu gündeme oturdu.

TİRAN HAVALİMANI’NDAKİ KONTROL VE TUTUKLAMA SÜRECİ

Fransa’dan Arnavutluk’a seyahat eden Jülide Yazıcı, 4 Ağustos 2026 tarihinde Tiran Rinas Havalimanı’na iniş yapmasının ardından pasaport kontrol noktasında durduruldu. Türkiye’deki yargılama süreçleri sonucunda gıyabında verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının infazı amacıyla çıkarılan arama kaydı üzerine gözaltına alınan Yazıcı, emniyetteki sorgusunun ardından 7 Ağustos 2026’da mahkemeye sevk edildi. Türkiye’nin resmi iade talebini ve uluslararası bülten kayıtlarını dikkate alan Arnavutluk yargısı, yargılama süresince Yazıcı’nın tutuklu kalmasına karar verdi.

AHMET TÜRK’ÜN TORUNU HEJA TÜRK İLE KESİŞEN YOL

Jülide Yazıcı’yı 2016 yılında cezaeviyle tanıştıran ve adli dosyasının seyrini belirleyen en kritik unsur, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Görevden uzaklaştırılan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk ile olan ortak davası oldu.

Jülide Yazıcı Arnavutluk yakaladı, Türkiye'ye iade edecek... Şimdi ne olacak... Ahmet Türk ayrıntısı - Resim : 1(Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk)

Yazıcı, Ocak 2016’da İstanbul’da düzenlenen bir PKK operasyonunda gözaltına alındı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü birinci sınıf öğrencisi olduğu dönemde emniyet ve yargı kayıtlarına göre, “Kandil’den talimat alarak eylem hazırlığı amacıyla İstanbul’a gelen bir şahsa yardım ve yataklık ettikleri” iddiasıyla yürütülen soruşturmada, Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Heja Türk ile Jülide Yazıcı aynı dosya kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ORTAK YARGILAMA VE MAHKÛMİYET KARARI

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Heja Türk ve Jülide Yazıcı’nın hukuki süreçleri birlikte ilerledi. Yaklaşık altı ay tutuklu kaldıktan sonra Temmuz 2016’da tahliye edilen ikilinin yargılaması Kasım 2017’de sonuçlandı. Mahkeme, başlangıçtaki “örgüt üyeliği” suçlamasını “hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” şeklinde değiştirerek Jülide Yazıcı ve Heja Türk’e dörder yıl ikişer ay hapis cezası verdi. Bu mahkûmiyet kararının ardından Jülide Yazıcı yurt dışına çıkarak Fransa’ya sığındı ve Fransız Ulusal İltica Mahkemesi (CNDA) tarafından 16 Kasım 2020’de kendisine siyasi sığınmacı statüsü verildi.

AÇILIMIN ORTASINA DENK GELDİ

Jülide Yazıcı’nın Tiran’da tutuklanması, Türkiye’de açılım süreci yolunda atılan adımların tam ortasına denk geldi. Ekim 2024’te başlatılan sürecinin hukuki altyapısını oluşturan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen bu 12 maddelik düzenleme, PKK’nın silah bırakması ve fesih koşuluyla soruşturma, kovuşturma ve infaz ertelemeleri getiriyor.

ARNAVUTLUK YARGISI VE HUKUKİ TARTIŞMALAR

Gelinen aşamada Arnavutluk mahkemeleri çifte bir hukuki ve siyasi denklemin ortasında bulunuyor. Bir yanda Türkiye’nin kesinleşmiş mahkûmiyet kararına dayanan resmi iade talebi; diğer yanda Fransa yargısının Cenevre Sözleşmesi kapsamında tanıdığı ve geri gönderme yasağını içeren politik mülteci statüsü yer alıyor.

Bunun da ötesinde, Türkiye’de Milli Güvenlik Kurulu’nun onaylayacağı fesih ve silah bırakma tespitinin ardından yürürlüğe girecek olan çerçeve yasa, geçmiş dönemdeki yardım ve yataklık dosyalarının infazını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ahmet Türk’ün torununa uzanan bu davanın sanığı olan Jülide Yazıcı’nın Türkiye’ye iade edilip edilmeyeceği veya yürürlüğe giren yeni çözüm süreci mevzuatından faydalanıp faydalanamayacağı, Arnavutluk yargısının kararında ve Ankara’nın yeni süreçteki hukuki yaklaşımında belirleyici olacak.

Odatv.com

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir