Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı resmi törenle karşıladı.
Konuk Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın içinde bulunduğu makam aracını karşılayan süvariler, Abbas’a protokol kapısına kadar eşlik etti.
Erdoğan, Abbas’ı ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Abbas’ın tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı.
Abbas, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ‘Merhaba asker’ diyerek selamladı.
İki lider, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“BM verilerine göre sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3800 Filistinli yerlerinden edildi. 100’e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi.
Egemen Filistin devletinin varlığı baltalanmaktadır. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır.
Filistin’e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sayın Abbas’la ikili ilişkilerimizin yanısıra işgal altındaki Filistin topraklarının mevcut durumunu ayrıntılı şekilde görüştük.
Filistin’de gerçekleştirilecek öngörülen yasama ve başkanlık seçimi kararlarının hayırlara vesile olmasının, seçimlerin Filistinli kardeşlerimizin arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum.
“MUKADDES MEKANLARDAKİ PROVOKASYONLARA ŞİDDETLE KARŞIYIZ”
Bugünkü görüşmemizde Mescid-i Aksa ve El Halil’de Filistin topraklarında saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya ve diğer mukaddes mekanlardaki provokasyonlara şiddetle karşıyız. Netanyahu hükümetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemanlanmak suretiyle Filistin’i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir.
Ne yapsalarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. Türkiye olarak Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz.
“İSRAİL YÖNETİMİ SALDIRGAN TAVRINI SÜRDÜRÜYOR”
Gazze’de çözümsüzlüğü şiar edinen İsrail yönetimiyle karşı karşıyayız. Mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Kimin çatışmaların devamından kimin de barıştan yana olduğunu göstermektir.
Gazze’de imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır.”
MAHMUD ABBAS’IN AÇIKLAMALARI
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla ilgili “Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için bir başlangıç olsun.” dedi.
Türkiye’yi ziyaret eden Filistin Devlet Başkanı Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Abbas, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kardeş Türkiye Cumhuriyeti’ne bizim haklarımıza ve Filistin halkının davasına destekleri için teşekkür ediyorum.” diyerek, Gazzelilere insani yardımda bulunduğu, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yaptığı ve hastaları ve yaralıları tedavi ettiği için Türkiye’ye teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkiler hakkında çok önemli ve verimli görüşmeler yaptıklarını dile getiren Abbas, ikili diyaloğun artırılması konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi.
Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na işaret ederek, “Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için ve İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olsun.” ifadelerini kullandı.
Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.





